Nutrigen

Her Çocuk Farklıdır. Her Çocuğun İhtiyacı Farklıdır. Farklı çocukların farklı ihtiyaçları için Nutrigen Çocuk Gelişim Şurupları

Nedir ?

Nutrigen; nutrigenomiklerle zenginleştirilmiş,  farklı çocukların farklı ihtiyaçlarına göre geliştirilmiş çocuk gelişim şuruplarıdır.

Neden çocuklar ?
picture

Birçok  yetişkin dönem hastalığı ve buna bağlı ölümlerden, yaşam tarzı, koşulları ve beslenmede yapılacak değişikliklerle korunulabilinir. Günümüzde yetişkin hastalıkları için risk faktörleri ve bu hastalıklara olan genetik yatkınlığı belirleyebiliyoruz. Bu nedenle, daha iyi tanımlanmış hastalık hikayeleri sayesinde bu hastalıklar, çocukluk çağından itibaren daha korunulabilir veya tedavi edilebilir hale gelmiştir. Çocukların sadece sağlıklı doğması ve büyümesi değil, onların sağlıklı birer yetişkin olmaları da önemli olduğundan bebeklikte ve erken çocuklukta beslenme, yaşam boyu sağlığın temelidir. Çocuk, insanoğlunun babasıdır; “gelecek”tir.  Kirlenen dünyaya ve doğal besin kaynaklarının yitirilen değerlerine en duyarlı olan çocukların; bilimsel gerçekler ışığında korunması “sağlıklı gelecek” için en önemli şarttır.

Neden Nutrigen ?

Nutrigen’in içerdiği  nutrigenomikler; erken çocukluk döneminden itibaren kronik hastalık riskini azaltan  fonksiyonel gıda molekülleridir; erişkin dönemin  asıl kronik hastalıkları olan ve beslenme ile doğrudan ilgili obezite, metabolik  sendrom, tip II diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kanserler başta olmak üzere çok sayıda hastalıkta koruyucu fonksiyonel gıda bileşikleridir. Bu hastalık risklerine etki eden kişisel faktörler her bireyi farklı kılar; her çocuğun genetik potansiyeli, sosyokültürel çevresi, tat alışkınlıkları, yaşam ve beslenme tarzı farklıdır. Bu nedenle her çocuğa özgü ve değişken nutrisyonel yaklaşımlar gereklidir. Nutrigen bu amaçla;  farklı çocukların farklı ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çocuklara özel besin takviyeleri geliştirmiştir. Çocukların  farklı  ihtiyaçlarına göre geliştirilen Nutrigen; yeni formları ile yeni ihtiyaçlara cevap vermeye devam edecektir.

Neden Nutrigenomikler?

Diyetle alınan fonksiyonel bileşikler, kişinin genetik altyapısına bağlı olarak kronik hastalıkların başlamasında, ilerlemesinde ve/veya şiddetinde önemli rol oynar. Kişiye özel diyet uygulanması, kronik hastalıkların önlenmesinde, hafifletilmesinde ve tedavisinde etkilidir.

"Nutrigenomik besin bileşikleri" kişinin genetik altyapısına ve çevresel faktörlere
göre alınması gereken ve obezite, tip diabet, kanser, kardiyovasküler hastalıklar ve osteoporoz
gibi kronik hastalık risklerini azaltan biyofaktörlerdir.
(1. Faseb J. 2005; 19: 1602-1616 2. IUBMB Life. 2008; 60(5): 341-344 3. J Am Diet Assoc. 2006; 106: 403-413 4.J Am Diet Assoc. 2006; 106: 569-576
5. Nutrition Reviews. 2007; 65 (7): 301-315 6. Arch Dematol. 2005; 141:1469-70)

Bazı nutrigenomikler:
Demir: Hemoglobinin yapısında yer alır. Ayrıca beyin ve sinir sistemi gelişimi üzerinde etkisi vardır. Yapılan araştırmalarda küçük yaşlarda demir eksikliğinin kalıcı IQ eksikliğine sebep olduğu görülmüştür.
Kalsiyum:Kemik ve diş yapısında yer alır. Ayrıca sinirsel iletimde rol oynar. Antiobezite etkileri vardır.
Çinko: Transkripsiyon ve diferansiyasyonda rol alır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, diyare ve pnömoni olmak üzere enfeksiyonlara karşı direnci arttrır. Hem nonspesifik hem de kazanılmış immuniteyi güçlendirir.
Selenyum: Antioksidandır. Protein sentezi  ve hücre çoğalmasında görevleri vardır. İmmünostimülan etkileri vardır.
Folat (Vitamin B9): DNA, RNA ve protein sentezinde rol oynar. Homosisteini düşürür. Hücre siklüs progresyonu için mutlak gereklidir.
Vitamin B6: Aminoasit ve glikojen metabolizmasında, sinir sistemi gelişimi ve nörotransmitter sentezinde görev alır.
Vitamin B12: DNA ve RNA sentezinde önemlidir.
Vitamin C: Antioksidandır. İmmunostimulandır. Hormon sentezinde görev alır.
Vitamin D:Kemik ve diş gelişimi için gereklidir. Hücre diferansiyasyonunda, proliferasyonda ve hücre büyümesinde önemli görevleri vardır.
Vitamin E: Antioksidandır. Sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir.
Vitamin K: Kemik proteinlerinin biyosentezi için gereklidir.
Omega-3 Yağ Asitleri: Kemik ve beyin gelişimi için gereklidir.
Karotenoidler (likopen, lutein, zeaksantin vb.): Domates ve koyu yeşil renkli sebzelerde bulunurlar. Antioksidandırlar. A vitamini öncülleridir.
Kateşinler: Yeşil çayda bulunurlar. Antioksidandırlar. Kanser riskini azaltırlar. Antiobezite, fotoprotektif, antiaterosklerotik, nöroprotektif, sitoprotektif etkileri vardır.
Prosiyanidinler – Proantosiyanidinler: Üzüm çekirdeği içerisinde bulunurlar. Antioksidandır, kanser önleyicidirler. Antiobezite, ateroprotektif, kardiyoprotektif, sitoprotektif etkileri vardır.
Resveratrol:Üzüm kabuğunda bulunur. Antioksidan,  antiaterojen, nöroprotektif, antiobezite, antilipemik ve kemoprevantiftir.
İndoller:Turpgillerde bulunurlar. Kanser önleyicidirler. Kronik hastalık riskini düşürürler.
İsotiyosiyanatlar:  Brokoli, karnabahar, beyaz lahana gibi sebzelerde bulunan kanseri önleyen bir maddedir. Kronik hastalık riskini düşürürler.
Kolin:Nörotransmitterler için gereklidirler.
β-glukan:Ekmek mayasından elde edilir. Bağışıklığı güçlendirir.
Lentinan:Şitaki mantarında bulunur. Bağışıklığı güçlendirici, kanser önleyicidir.
Probiyotikler: Barsakları düzenler, gıda emilimi ve bazı vitaminlerin sentezi için gereklidirler.
Flavonoidler:Soya fasülyesinde, soya ürünlerinde, üzüm ve sebze-meyvelerde bulunurler. Antioksidan özellikleri vardır.

 

picture Neden Gıda Takviyesi ?

Son 60 yıl boyunca temel gıda maddelerinin karakteri, yetiştirme metodunun, hazırlanışının, kaynağının ve sunumunun değişmesi nedeniyle temel element ve besin içerikleri ciddi şekilde azalmıştır.

Dolayısıyla 40 yıl önceki sebze-meyvelerden aldığımız vitamin ve minerallerin yeterli miktarlarını alabilmek için günümüzde % 30-40 daha fazla gıda tüketilmesi gerekmektedir. Bu da daha fazla kalori alınmasına yol açarak obezite riskini arttırmaktadır.
(1. Nutrition and Health, 2007; Vol. 19: 21-55 2. Hort Science, 2009; Vol.44: 15-19 3. J. of the American College of Nutrition, 2004; Vol.23 (6): 669-682)
Denizler, yakınlardaki sanayi tesislerinin atıkları, tarımda kullanılan gübrelerin denizlere karışması vb. gibi nedenlerden dolayı çeşitli organoklor ve ağır metalleri içerebilmektedir.
Bu maddeler de balıklar vasıtasıyla insanlara geçerek, karsinojenite, teratojenite (bebekte yapısal veya işlevsel olarak bozukluk), fertilite kaybı ve endokrinolojik hasar gibi istenmeyen etkiler yapabilmektedir.           
Ayrıca yapılan araştırmalara göre, bebeklere en az 36 aylık olana kadar alerji olma ihtimalinden dolayı balık ve deniz ürünleri verilmesi zararlıdır. Bir diğer omega-3 kaynağı da tavuktur. Fakat yapılan son araştırmalar, tavuk etinin omega-3 yağ asitleri bakımından eskisi kadar zengin olmadığını göstermiştir. Tavuklar, geçmişte yeşil bitkiler ve küçük böceklerle, serbestçe dolaşarak beslenirken, günümüzde yüksek enerjili gıdalar ve büyüme faktörleri ile beslenip, kafeslere hapsedilmişlerdir. Sonuç olarak Kirlenen dünya ve besin kaynaklarının yitirilen değerleri nedeniyle modern toplum sağlıklı kalmak için beslenmesindeki eksiklikleri gıda takviyeleri ile karşılamalıdır.